Hukuki Haber Bülteni

06 Haziran
Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafaka Düzenlemesini İptal Etti: Karar Ne Anlama Geliyor?
06.06.2026 Aile Hukuku 7 görüntülenme

Anayasa Mahkemesi Süresiz Nafaka Düzenlemesini İptal Etti: Karar Ne Anlama Geliyor?


Anayasa Mahkemesi, kamuoyunda uzun süredir tartışma konusu olan “süresiz nafaka” düzenlemesine ilişkin önemli bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, diğer taraftan mali gücü oranında “süresiz olarak” nafaka isteyebilmesine imkân tanıyan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti.

Kararın, aile hukuku uygulaması bakımından önemli sonuçlar doğurması beklenmektedir. Ancak burada özellikle vurgulanması gereken husus şudur: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı derhâl uygulanmayacak; iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için 9 aylık süre öngörülmüştür. Bu süre içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapması beklenmektedir.

Süresiz Nafaka Nedir?

Halk arasında “süresiz nafaka” olarak bilinen durum, hukuk sistemimizde esasen “yoksulluk nafakası” olarak adlandırılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak şartıyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka talep edebilmekteydi.

Bu hükümde yer alan “süresiz olarak” ibaresi nedeniyle, nafaka alacaklısı lehine belirli bir süre sınırı olmaksızın yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi mümkündü. Uygulamada mahkemeler; tarafların ekonomik durumunu, kusur oranlarını, evlilik süresini, tarafların çalışma gücünü, gelir durumunu ve sosyal koşullarını değerlendirerek nafakaya karar vermekteydi.

Anayasa Mahkemesi Hangi Düzenlemeyi İptal Etti?

Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği düzenleme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilebilmesine imkân tanıyan bölümdür.

İlgili hüküm genel olarak şu esasa dayanıyordu:

“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.”

Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin iptaline oy çokluğuyla karar vermiştir. Kararın gerekçesi henüz yayımlanmamış olmakla birlikte, iptal kararının özellikle ölçülülük, hakkaniyet, aile hukukunda denge, tarafların ekonomik özgürlüğü ve sosyal devlet ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi beklenmektedir.

Karar Hemen Uygulanacak mı?

Hayır. Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Bu nedenle kararın açıklanmış olması, süresiz nafakanın aynı gün itibarıyla kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmemektedir. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının yürürlüğe girişini erteleyebilir. Bu ertelemenin amacı, oluşabilecek hukuki boşluğun önlenmesi ve kanun koyucuya yeni düzenleme yapması için süre tanınmasıdır.

Dolayısıyla 9 aylık süreçte mevcut hukuki düzenin ve mahkeme kararlarının nasıl uygulanacağı, kararın Resmî Gazete’de yayımlanması, gerekçeli kararın içeriği ve TBMM tarafından yapılacak yeni düzenleme ile daha net hâle gelecektir.

Mevcut Nafaka Kararları Ne Olacak?

Bu kararın en çok merak edilen yönlerinden biri, hâlihazırda devam eden nafaka kararlarının akıbetidir.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları kural olarak geriye yürümez. Bu nedenle geçmişte verilmiş nafaka kararlarının, iptal kararı açıklandı diye otomatik olarak ortadan kalktığını söylemek doğru değildir.

Ancak yeni yasal düzenleme yapıldıktan sonra, mevcut nafaka kararlarının uyarlanması, kaldırılması, azaltılması veya süreye bağlanması gibi talepler gündeme gelebilecektir. Bu noktada her dosyanın kendi koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin;

  • Tarafların ekonomik durumunda değişiklik olup olmadığı,
  • Nafaka alacaklısının çalışıp çalışmadığı,
  • Nafaka borçlusunun ödeme gücü,
  • Evlilik süresi,
  • Tarafların yaşı ve sağlık durumu,
  • Boşanmadaki kusur durumu,
  • Çocukların durumu,
  • Nafakanın ne kadar süredir ödendiği,

gibi kriterler mahkemeler tarafından dikkate alınabilecektir.

Devam Eden Boşanma ve Nafaka Davalarına Etkisi Ne Olur?

Kararın yürürlüğe girmesi ertelendiği için, hâlihazırda devam eden boşanma ve nafaka davalarında mahkemelerin mevcut mevzuatı dikkate alarak karar vermeye devam etmesi beklenebilir. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin bu iptal kararı, uygulamada mahkemelerin değerlendirmelerini etkileyebilecek önemli bir gelişmedir.

Özellikle kararın gerekçesi yayımlandıktan sonra, mahkemelerin yoksulluk nafakası konusunda daha sınırlı, somut olay odaklı ve ölçülü kararlar vermesi beklenebilir.

Yeni düzenleme yapılana kadar belirsizlikler devam edecektir. Bu nedenle devam eden davalarda tarafların, nafaka talebi veya nafakaya itiraz yönünden daha ayrıntılı hukuki gerekçeler sunması önem kazanacaktır.

Yeni Düzenleme Nasıl Olabilir?

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra gözler Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çevrilmiştir. Kanun koyucunun 9 aylık süre içerisinde yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir.

Yeni düzenlemede şu ihtimaller gündeme gelebilir:

  1. Evlilik süresine göre nafaka süresi belirlenebilir.
  2. Hâkime somut olaya göre belirli süreli nafaka takdir etme yetkisi verilebilir.
  3. Nafaka alacaklısının yaşı, mesleği, çalışma gücü ve ekonomik durumu daha açık kriterlere bağlanabilir.
  4. Kısa süreli evliliklerde uzun yıllar nafaka ödenmesinin önüne geçilebilir.
  5. Uzun süreli evliliklerde, çalışmamış veya ekonomik olarak dezavantajlı kalmış eş lehine daha koruyucu hükümler getirilebilir.
  6. Nafakanın belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi öngörülebilir.
  7. Nafakanın sona erme, azaltılma veya artırılma şartları daha net şekilde düzenlenebilir.

Bu noktada önemli olan, hem nafaka alacaklısının yoksulluğa düşmesini önleyecek hem de nafaka borçlusu açısından ölçüsüz ve süresiz bir yük doğurmayacak dengeli bir sistem kurulmasıdır.

Karar Kadınlar ve Erkekler Açısından Ne Anlama Geliyor?

Süresiz nafaka tartışması, uzun yıllardır kamuoyunda çoğu zaman kadın-erkek karşıtlığı üzerinden ele alınmaktadır. Oysa hukuken yoksulluk nafakası, cinsiyete bağlı bir hak değildir. Kadın ya da erkek fark etmeksizin, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf yoksulluk nafakası talep edebilir.

Bununla birlikte Türkiye’deki sosyal ve ekonomik gerçeklik nedeniyle yoksulluk nafakası uygulamasında çoğunlukla kadınların nafaka alacaklısı olduğu görülmektedir. Bu nedenle yapılacak yeni düzenlemede kadınların ekonomik güvenliği, boşanma sonrası yoksulluğa düşme riski, ev içi emek, çalışma hayatından uzak kalma, çocuk bakımı ve sosyal devlet ilkesi mutlaka dikkate alınmalıdır.

Diğer taraftan nafaka borçlusu bakımından da evlilik süresine oranla çok uzun yıllar devam eden ödeme yükümlülükleri, yeni aile kurma hakkı, ekonomik özgürlük ve ölçülülük ilkesi göz ardı edilmemelidir.

Bu nedenle yeni sistemin temel amacı, taraflardan birini cezalandırmak değil; boşanma sonrası ekonomik adaleti ve hakkaniyeti sağlamaktır.

Nafaka Kendiliğinden Sona Erer mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı mevcut nafaka borçlarını kendiliğinden sona erdirmez. Nafaka borçlularının, yalnızca bu karara dayanarak ödeme yapmayı bırakması hukuken risklidir.

Mevcut bir mahkeme kararı varsa, bu karar değiştirilmediği veya kaldırılmadığı sürece geçerliliğini korur. Nafakanın kaldırılması, azaltılması veya uyarlanması için mahkemeye başvurulması gerekir.

Aksi hâlde nafaka borcunun ödenmemesi icra takibine, birikmiş nafaka borcuna ve nafaka yükümlülüğünün ihlali nedeniyle hukuki yaptırımlara yol açabilir.

Nafaka Alacaklıları Ne Yapmalı?

Nafaka alacaklıları açısından bu karar, mevcut hakların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Ancak yeni yasal düzenleme sonrasında nafaka süresi, nafakanın devam koşulları veya yeniden değerlendirme kriterleri değişebilir.

Bu nedenle nafaka alacaklılarının;

  • Mevcut nafaka kararlarını,
  • Ekonomik durumlarını,
  • Çalışma imkânlarını,
  • Sağlık durumlarını,
  • Çocukların bakım yükümlülüğünü,
  • Boşanma sonrası yaşam koşullarını,

belgelendirmeleri önemlidir.

Yeni düzenleme sonrasında nafaka alacaklıları, mevcut nafakanın devamı için somut ve güçlü hukuki gerekçeler sunmak durumunda kalabilir.

Nafaka Borçluları Ne Yapmalı?

Nafaka borçluları açısından karar, ileride nafakanın süreye bağlanması, kaldırılması veya azaltılması yönünde hukuki başvuru imkânlarını artırabilir. Ancak bu süreçte tek taraflı hareket edilmemelidir.

Nafaka borçluları;

  • Ödeme güçlerinde azalma varsa,
  • Nafaka alacaklısının gelir elde ettiğini düşünüyorlarsa,
  • Nafakanın hakkaniyete aykırı hâle geldiğini ileri sürüyorlarsa,
  • Uzun süredir nafaka ödüyorlarsa,
  • Yeni düzenleme yürürlüğe girdikten sonra uyarlama talep etmek istiyorlarsa,

aile mahkemesine başvurarak hukuki değerlendirme talep edebilirler.

Sonuç: Süresiz Nafaka Döneminde Yeni Bir Sayfa Açılıyor

Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka düzenlemesini iptal etmesi, Türk aile hukuku bakımından önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak kararın hemen uygulanmayacağı, 9 aylık bir geçiş sürecinin öngörüldüğü ve mevcut nafaka kararlarının kendiliğinden sona ermeyeceği unutulmamalıdır.

Bu süreçte en kritik aşama, TBMM tarafından yapılacak yeni yasal düzenleme olacaktır. Yeni düzenlemenin hem nafaka alacaklısını koruyan hem de nafaka borçlusu yönünden ölçülü ve adil bir sistem kuran dengeli bir yapıya sahip olması gerekmektedir.

Boşanma, nafaka, nafakanın kaldırılması, nafakanın azaltılması veya mevcut nafaka kararlarının yeni düzenlemeye göre değerlendirilmesi konularında her somut olayın ayrıca incelenmesi gerekir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak adına sürecin uzman bir aile hukuku avukatı aracılığıyla takip edilmesi önemlidir.

Bu Haberi Paylaş:

ARA İLETİŞİM ONLINE